‘ŞOKLAR ARTIK İSTİSNAİ DEĞİL’

İstanbul Ticaret Kongresi, 100 yıl aradan sonra İTO ev sahipliğinde yeniden düzenlendi. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şokların artık küresel ekonominin sürekli yönetilmesi gereken bir unsuru haline geldiğini vurguladı. Yılmaz, “Türkiye üretim ve ihracat gücüyle bu süreçte pozitif ayrışan ülke oldu” dedi.

İş dünyası, İstanbul Ticaret Kongresi’nde buluştu. İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Düşünce ve Proje Üretim Akademisi (DÜPA) işbirliğiyle düzenlenen kongrenin ana teması ise “Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası” oldu. Kongrenin onur konuğu olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomide şokların artık istisnai olmaktan çıktığını belirterek, Türkiye’nin bu süreçteki direncine dikkat çekti.

Özellikle 2020 sonrasında pandemi, tedarik zinciri kırılmaları, savaşlar, enerji ve gıda şokları ile ticaret politikasındaki belirsizliklerin çok daha kısa aralıklarla ortaya çıktığına değinen Yılmaz, “Bu yıl da ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın getirdiği enerji şoku, yalnızca enerji fiyatları üzerinden değil; üretim maliyetleri, enflasyon, lojistik, dış ticaret, finansal koşullar ve büyüme kanalları üzerinden de küresel ekonomiyi eş zamanlı olarak etkilemektedir. Türkiye ise üretim ve ihracat gücüyle bu süreçte pozitif ayrışan ülke olmuştur” dedi.

‘TÜRKİYE İÇİN FIRSAT’

İTO Başkanı Şekib Avdagiç de, jeopolitik ve jeoekonomik gerilimlerin, yüksek gümrük tarifelerinin, tedarik zinciri sorunlarının yaşandığı bir dönemden geçildiğine vurgu yaptı.

“Enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların, dijital ve yeşil dönüşüm ile baş döndürücü teknolojik gelişmelerin yaşandığı bir dönemdeyiz. Küresel ticaret yeniden inşa ediliyor” diyen Avdagiç, şöyle konuştu: “Türkiye için yeni bir fırsat doğduğunu söyleyebiliriz. Son 25 yılda sağladığı istikrarla, nitelikli işgücüyle, ikiz dönüşümdeki kararlılığıyla, yakın tedarik üssü olmasıyla ve lojistik üstünlükleriyle Türkiye büyük bir avantaja sahip.”

‘PİYASADA YAPISAL BİR SORUN YOK’

YILMAZ, dün katıldığı MÜSİAD toplantısında fon depremine yönelik açıklama yaptı. Sermaye piyasalarında yapısal bir sorun bulunmadığını vurgulayan Yılmaz, spesifik sorunların aşılmasıyla piyasaların çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini söyledi. Yılmaz, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılacağını, hukuki öngörülebilirliğin artırılacağını, reeskont kredilerinin genişletileceğini, demiryolu ağlarının güçlendirileceğini ve ithalat bağımlılığını azaltıcı, haksız rekabeti önleyici tedbirler almaya devam edeceklerini belirtti. 2029 yılında mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini belirten Yılmaz, geride kalan 273.2 milyar dolarlık mal ihracatının Ağustos 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış bazda 280 milyar dolara ulaştığını bilgisini de paylaştı.

Kaynak: HÜRRİYET