Değişen Dünyada İstikrarın Paradigması:
Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası
Artan jeopolitik ve jeoekonomik gerilimler, ticaretin ekonomi politiğini yeniden şekillendirmektedir. Paydaşların talep ve beklentileri ile tercih ve öncelikleri, küresel ticaretin verimli ve adil sistem bazında dengelenmesini en önemli gündem maddesi haline getirmektedir. Küresel belirsizlikler, iklim değişikliklerinin etkileri, dijitalleşme sürdürülebilir refahın tasarımını ve uygulama mimarisini her zamankinden daha kritik konuma taşımaktadır.
Bu yeni dönemde istikrar, yalnızca ekonomik göstergelerin manşet değerleri üzerinde analiziyle değil, dayanıklı tedarik-üretim-satış zincirleri, kapsayıcı kalkınma, güçlü kurumsal yapılar ve etkin uluslararası iş birlikleriyle sağlanabilecektir. Kırılganlıklara yönetilebilir yapı kazandırabilmek, fırsat, risk, güven, denge, strateji ve benzeri parametrelerin doğru kombinasyonunun üreteceği ortak zeminin yapısı ve özelliğine bağlı olacaktır. Küresel ticaret bu dönüşümün merkezinde yer alan katalizör bir unsur olarak öne çıkacaktır.
Ülkeler arasında ekonomik entegrasyonu güçlendiren, kalkınma öncelikli ve büyüme dostu küresel ticaret sistemi, yeni küresel düzende istikrarın kurucu ve belirleyici dinamiklerinden biri olmalıdır. Bu nedenle, küresel ticaretin değişen küresel dengelerde üstlendiği rolü doğru analiz edilmeli, stratejik bir bakış açısıyla planlanmalı ve etkin politikalarla yönetilmelidir. Küresel ticaret sisteminin yeni pusulası, ticaretin ortak geleceğine işaret eden yol haritasını göstermelidir.


